COVID-19'un 'Zombi' Etkisi: Bağışıklık Sistemine Saldırı
COVID-19'u atlatan bazı kişilerde görülen ve aylarca sürebilen yorgunluk, nefes darlığı ve beyin sisi gibi "Uzun COVID" semptomlarının ardındaki sır perdesi aralanıyor. Uluslararası bir araştırma ekibi, virüs vücutta parçalanırken geriye kalan protein parçacıklarının, sadece iltihabı tetiklemekle kalmayıp, aynı zamanda bağışıklık sisteminin önemli hücrelerine zarar verdiğini ortaya koydu.
Hücreler Neden Hedefte?
Araştırmacılara göre, bu "kalıntı" parçalar, hücre zarlarındaki belirli yapılara bağlanmayı seviyor. Özellikle "dikenli" veya çok sayıda çıkıntısı olan hücreler daha fazla etkileniyor. Bu hücreler arasında, vücudun erken uyarı sistemi gibi çalışan dendritik hücreler ile enfekte hücreleri yok eden CD4+ ve CD8+ T hücreleri de bulunuyor. Ekip, daha önce Uzun COVID'de T hücrelerinde azalma görüldüğünü belirtmişti ve yeni bulgular bu duruma olası bir mekanizma ekliyor.
Omicron Varyantı Farkı
Çalışmada dikkat çeken bir diğer nokta ise varyantlar arasındaki farklılıklar. Araştırmacılar, Omicron varyantının vücutta daha çeşitli protein parçalarına ayrışabildiğini, ancak bu parçaların bazı önemli bağışıklık hücrelerini "öldürme" kapasitesinin daha düşük olabileceğini ifade ediyor. Bu durum, Omicron'un neden daha bulaşıcı olmasına rağmen önceki dalgalara göre daha hafif seyrettiğine dair bir açıklama sunuyor.
Uzun COVID Gerçeği
Pandeminin gündemden düşmesine rağmen, Uzun COVID'in hala ciddi bir sorun olduğu vurgulanıyor. Özellikle tekrar enfeksiyonların riskleri artırabileceğine dair bulgular tartışılıyor. Uzmanlar, yeni sonuçların Uzun COVID'i anlamada önemli bir adım olabileceğini, ancak hangi parçaların kimlerde ve hangi koşullarda daha etkili olduğunun netleşmesi için daha fazla araştırma yapılması gerektiğini belirtiyor.